Sözlükte "hedef" ne demek?

1. Nişan alınacak yer.
2. Ulaşılmak ya da elde edilmek istenen yer.
3. Bir kimsenin, topluluğun ulaşmak istediği konum, düzey, erek, amaç, gaye, maksathedef

Hedef kelimesinin ingilizcesi

adj. target
n. target, aim, goal, objective, blank, bourn, bourne, butt, clout, cock shy, destination, intention, mark, object, Land of Promise, Promised Land, Terminus
Köken: Arapça

Hedef nedir? (Felsefe)

Düşünme yoluyla önceden tahmin edilen gelecekteki bir durum, bir gelişmenin göreceli olarak son bulduğu nokta.

Bu nokta insanların kararlı eylemleriyle, bir olanaklar alanı içinden seçilir (hedefin böylece seçilmesi, hedefin nitelikçe belirlenmesidir) ve insanların dönüştürücü eylemi ve arzuları bu noktaya doğru yönlendirilir (böyle bir saptama hedefin nicelikçe belirlenmesidir. )

Hedefin saptanması, her zaman belirli amaçlara yönelik olan insan faaliyetinin vazgeçilmez bir öğesidir. Faaliyetin, zihinde önceden tasarlanmış sonuçları olan hedeflerin, gerek yönlendirici, gerekse motivasyon sağlayan bir işlevleri vardır.

Somut hedeflerin saptanması yaratıcı bir süreçtir. Böyle bir süreç, gerek somut olanaklar içinden bir seçim yapılabilmesi, gerekse amacı gerçekleştirecek uygun, elverişli araçların bulunabilmesi için, hedefin bağlı olduğu faaliyet alanının nesnel koşullarının belirli bir bilgisinin varlığım, özellikle de bu faaliyet alanının tabi olduğu yasal düzenliliklerin bilinmesini gerektirir.

İnsanların hedef seçmeleri toplumdaki nesnel ilişkilere bağlıdır ve özellikle çıkarlar ve gereksinimler tarafından belirlenir. Sınıflı toplumlardaki toplumsal hedefler, kaçınılmaz olarak sınıfsal bir karakter taşır ve belirli sınıfların çıkarlarını ve gereksinimlerini dile getirirler.